50/30/20 kuralı: Türkiye şartlarına uyarlanmış hâli
Klasik 50/30/20 kuralına göre gelirin %50'si zorunlu giderlere, %30'u kişisel isteklere, %20'si tasarruf ve borç ödemeye ayrılır. Bu ayrım batı odaklı bir yaşam maliyetine göre kurgulanmıştır; enflasyonun hızlı hareket ettiği Türkiye ekonomisinde biraz esnetmek gerekir.
Neden birebir çalışmıyor: 2020-2026 arasındaki fiyat artışları özellikle gıda ve kira kalemlerini büyüttü. Ortalama İstanbul hanesinde zorunlu giderler artık gelirin %50'sini rahatlıkla aşabiliyor. Bu durumda kuralı katı uygulamak, planı daha ilk aydan bozar.
Uyarlanmış oranlar:
- Zorunlu giderler (%55-65): Kira, faturalar, ulaşım, gıda temel ihtiyaçları.
- Kişisel istekler (%20-25): Dışarıda yemek, hobi, aboneler.
- Tasarruf ve borç (%15-20): Acil durum fonu, kredi taksitleri, birikim.
Nasıl başlanır: Üç aylık banka hareketinizi bir tabloya çıkarın. Sabit ve değişken giderleri iki sütuna ayırın. Aylık ortalamalar üzerinden yukarıdaki oranlara ne kadar yakın olduğunuzu görebilirsiniz. Ardından ilk hedef: değişken kalemlerde %5 azaltma denemesi.